SİTE İçİ Arama

KAÇ KİŞİ ONLINE

Şuanda 14 misafir bağlı

HE-ADD Haber Grubu Üyelik Başvurusu







Ana Sayfa
Atatürk devrimleri ve Cumhuriyetin 85inci yılında Atatürk Türkiyesi

Birinci Dünya Savaşı sonunda  30 Ekim 1918 de Mondros anlaşması ile ordularımız dağıtılmış, silahlarımız alınmış, topraklarımız işgal edilmiş, ülkemiz harap, ordumuz yorgun ve perişan ve İstanbul Hükümeti de kendi canının derdinde.

Yurdumuzun çeşitli şehirlerinde kuvayı milliye örgütleri işgalcilere karşı yerel direniş göstermeye başlamış.  19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Samsuna çıkarak Türk Kurtuluş savaşını başlatıyor.  21/22 Haziranda Amasya genelgesi yayınlanıyor.  Genelgede: ‘Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.  Ulusun bağımsızlığını yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır’  deniliyor.  Ardından 7 Ağustos 1919 da sona eren Erzurum  kongresi.  Bu kongre sonrası yayınlanan bildiride adeta kuruluş ve kurtuluşun, Cumhuriyet ve demokrasinin yollarını döşeyen ulus devlet örgütlenmesini tamamlamıştır.

Başlıca önemli maddelerini özetlersek:

1. Ulusal sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür.  Birbirinden ayrılmaz.

2. Ne olursa olsun, yabancıların topraklarımıza girmesine ve işlerimize karışmasına karşıyız.

3. Osmanlı hükümetinin dağılması halinde ulus birlikte direnecek ve yurdu savunacaktır.

4. Yabancı devletlerin mandası ve koruyuculuğu kabul edilemez.

Devamını oku...
 
10 KASIM 2008
Mahmut Telli
Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı

Türkiye Cumhuriyeti’mizinin kurucusu ve ilke ve devrimleriyle ülkemizi  çağdaşlaştıran ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü  70 yıl önce   10 Kassım  sabahı  saat 9:05 te ebediyete  uğurladık. Türk milletinin yetistirdiği en büyük Türk olan Atatürk’ümüzü büyük bir özlemle ve minnetle anıyor ve arıyoruz.

 Atatürk, Türk  Bağımsızlık  Savaşını  başlatan, yürüten, kazanan büyük bir komutan; Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran büyük bir devlet adamı ve ilke ve devrimleriyle Türk ulusunun  çehresini değiştiren güçlü bir devrimcidir.   

Bu başarılarıyla  Atatürk  tarihe damgasını  vurmuş ve dünyada  büyük saygınlık kazanmış, ölümsüz bir önderimizdir.

Bakın Ingiliz tarihçi yazar  Tarqui Olivier Atatürk hakkında ne diyor: 'Askerlik dehasıyla, insanlık idealini onun kadar nefsinde birleştirmiş bir adam tanımıyorum.   Kahramanlıklarını göz önüne aldığımızda, özetle diyebilirim ki,  tarihte ülkesi için Mustafa Kemal Atatürk'ten daha büyük işler başarmış hiç kimse yoktur.'  Fransız Dışişleri  Bakan'larından Edouard Herriot, 'Atatürk'ün askerlik tarafına hayret etmiyorum.  Her meslekte deha sahibi insanlar vardır, buna şaşılmaz.  Fakat İsviçre medeni Kanunu'nu kabul etmek ve Türkiye'de yürürlüğe koymak!  Bu adeta dehanın da üstünde bir şey.  İşte buna hayranım' diyor.   İngiliz Başbakan'larından  Winston Churchil ise,   'Atatürk sağ olsaydı dünyanın görüntüsü bugünden çok başka olurdu.  Keşke sağ olsaydı da o büyük adamın izinden gidebilseydik' diyor.
Devamını oku...
 
85. YIL DÖNÜMÜNDE CUMHURİYET
Dursun ATILGAN
AADD-Avrupa Atatürkçü Düsünce Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

23 Nisan 1920'de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni bir devletin yeni bir yönetim biçiminin temelidir. Yani, Cumhuriyetçi demokrasiye giden yolun ve yöntemin kaynağıdır. Yeni devlete siyasal rejim yönünden yeni bir adın verilmesi ise 29 Ekim 1923'te gerçekleştirilmiştir: Cumhuriyet…

Ortaçağın sonlarına doğru merkeziyetçi bir devlet olarak kurulan Osmanlı İmparatorluğunda egemenlik anlayışı, tanrısal bir içeriğe sahipti. Toplumları belirli bazı kurallar, özellikle de buyruklarla ve fermanlarla yönetebilmek için gerekli yetkiyi kullanma anlamına gelen "Egemenlik anlayışı" tanrısal bir kavram olarak algılanmaktaydı.
Bu nedenle, egemen yöneticiler, tanrısal gücü kullanma yetkisine sahip üstün kişiler olarak görülüyorlardı. Hani hep dinci kesimler söylerler: "Egemenlik kayıtsız şartsız Tanrı'nındır" diye. Ama, Tanrı gökyüzünden yer yüzüne inerek bu egemenlik hakkını kullanmayacağına göre, O'nun temsilcisi olarak yetkiyi yer yüzünde kim kullanacaktır? Bu açıklanmaz, çünkü akıl ve mantık dışıdır.
Bu anlayış biçimi, Hıristiyanlık dünyasında da böyle olduğu için, Kral ile Papa arasındaki tanrısal gücü kullanma yetkisi nedeniyle savaşların çıkmasına bile neden olmaktaydı.
Devamını oku...
 
Fazil Hüsnü DAGLARCA /BASIN AÇIKLAMASI/ AADD-Avrupa
Türk Şiirinin Büyük Şairi Fazıl Hüsnü DAĞLARCA'yı kaybettik

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA, insana, insan yaşamına, insan emeğine ve sanata  saygı duymayı - tüm yaşamı boyunca - en önemli ödev saymıştır.
Bu büyük ve üretken Şairimiz, sanat anlayışını bakınız nasıl dile getiriyor:

"Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir…"

15 Ekim 2008'de yitirdiğimiz ve 20 Ekim'de, Aşık Veysel'in "sadık yari toprağa" verdiğimiz BÜYÜK ŞAİRİMİZİN manevî huzurunda saygıyla eğilirken, şu şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.

En derin saygıyla

Dursun ATILGAN
AVRUPA-ADD Genel Başkanı
Devamını oku...
 
Prof. Dr. Ahmet Taner KISLALI'/BASIN AÇIKLAMASI/ AADD-Avrupa
Dursun ATILGAN
AADD-Avrupa Atatürkçü Düsünce Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Atatürkçü Aydınlanma'nın önderlerinden,
Cumhuriyet gazetesi yazarlarından ve
Düşüncesini açıklamakta asla duraksamayan
Saygın ve yürekli bilim adamlarımızdan
 
Prof. Dr. AHMET TANER KIŞLALI'yı

Kanlı bir biçimde
Bedenen aramızdan alınışının 9. yıl dönümünde,
Gittikçe artan özlemle, saygıyla ve sevgiyle anıyoruz.
O'nun yokluğunu her zaman yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 57 - 63 of 110
© 2006 HE-ADD, Hüseyin Yalçın