SİTE İçİ Arama

KAÇ KİŞİ ONLINE

Şuanda 22 misafir bağlı

HE-ADD Haber Grubu Üyelik Başvurusu







Ana Sayfa
AÇIKLAMA/ ADD-Genel Merkez/10.04.2009
LAİKLİĞİN YILDÖNÜMÜ BÜTÜN HALKIMIZA KUTLU OLSUN!

Laiklik, Atatürkçülüğün siyasal programındaki altı ilkeden biridir. Laiklik olmadan ne Atatürkçülük, ne demokrasi, ne de uygarlık olanaklıdır.

Bu vesileyle Laikliğe karşı sekülarizm sözcüğünü çıkarmanın anlamsız bir çaba olduğunu, birinin aynı kavramın Fransızcası, öbürünün İngilizcesi olduğunu, Türkçede ise “Laiklik” sözcüğünün öteden beri yerleştiğini anımsatalım.

Yine bu vesileyle anımsatalım ki, Laiklik vicdan özgürlüğü kadar, dinin devlet ve toplum işlerinden uzak tutulması demektir.

Üçüncü bir anımsatma da şudur, Türkiye’de Müslüman - Laik çelişkisi yoktur. Çelişki Şeriatçı - Laik çelişkisidir. Atatürkçülüğün, demokrasinin, uygarlığın olmazsa olmazı Laiklikğin yıldönümü bütün Türklere kutlu olsun!
 ADD Genel Merkezi
 
PANEL / AADD /19.04.2009
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN KURULUŞUNUN VE EGEMENLİĞİN ULUSUMUZA DEVREDİLİŞİNİ89. YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE BİR PANEL DÜZENLİYORUZ

Panelin konuşmacıları
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi    Prof. Dr. Nurşen MAZICI
Federal Almanya Milletvekili                 Prof. Dr. Hakkı KESKİN

PANELİN YAPILACAĞI
YER:       Köln, Dürener Str. 287  adresindeki  Holiday Inn - Am Stadtwald oteli salonları
TARİH:    19 Nisan 2009 Pazar
SAAT:    15.00
Devamını oku...
 
TÜRKİYE NEREYE GİDEBİLİR /Mahmut Telli/05.04.09
Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 te kuruldu.  Aradan 85 buçuk yıl geçti.  Son yıllarda farkediyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Cumhuriyetin vaat ettiği hayat tarzını büyük çapta benimsemiyor.Yani kılık kıyafetimizi, tutumumuzu, modern yaşam tarzımızı benimsemiyor.  Ortaya çıkan bir gerçek var ki  Cumhuriyetle birlikte Osmanlı’dan devralınan, daha çok din referanslı, muhafazakar hayat tarzını benimseyenlerin çoğunlukta olduğu bir ülke olmuş Türkiye’miz.  Muhafazakarlar aşağı yukarı % 70 civarında.  Yalnız muhafazakar deyince yanlış anlaşılmasın.  Türbanlı ya da şeriat yanlısı demek istemiyorum.  Bu %70 in içinde çok mutaassıp da var, modern muhafazakarlar da var; laik de var anti laik de var; şeriat karşıtı olan da var şeriatı arzu eden de var.  Yani bu %70 çok geniş bir tabir.  1950 den beri yapılan seçimlerde halkımız devamlı olarak muhafazakar partilere oy verdi ve hala da vermekte. Son seçimler de yine aynı resmi gösterdi.

Ortadoğuda durum, her zaman olduğu gibi çok karışık.  Amerika gelmiş güney komşumuz olmuş.  Bitmez tükenmez bir İsrail Filistin savaşı var.  Rejimiyle, iktisadi yaşamıyla, petrolüyle ve teknolojik gelişimiyle güçlü ve modern yaşama karşı direnen mollaların yönettiği, bir İran var. Teröristleri barındıran suriye var, Irak var.  Kıbrıs meselesi var, Ermeni diyasporasının beslediği bir Ermeni meselesi var...Bu kadar karışıklık arzeden bir coğrafyada ve bu şartlar altında Türkiye’nin politkası nasıl olur? Atatürkün çizdiği Yurtta barış dünyada barış prensibiyle yoluna devam eden Türkiye bu durumda neler yapabilir nerelere gidebilir?

Devamını oku...
 
ADD Genel Merkez Basın Açıklaması /15.03.2009
AKP Milletvekili Bülent Arınç’ın  Türk ordusunu hedef alan açıklamaları, Atatürkçü Düşünce Derneği topluluğu içerisinde büyük bir öfke ve üzüntü uyandırmıştır. Bülent Arınç, hukuk diplomasına sahip olmayı, kendisini gerçek bir hukukçu saymamızı yeterli olacağını  sanmaktaysa büyük bir yanılgı içinde olduğunu da bilmesi gerekir. Bülent Arınç, kimseden hukuk dersi almaya ihtiyacı olmadığını söylüyor, ancak bir kimsenin suçu yargı kararıyla sabit oluncaya kadar suçsuz sayılmasını gerektiren masumiyet karinasının ne olduğunu bilmesi için, hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencilerinden bile ders alması yeterli olabilir.

Bülent Arınç, Türk ordusunu yıpratmaya yönelik ağır ithamları peş peşe sıralamakla neye ve kime hizmet etmek istiyor. Bu bir psikolojik savaştır. Böylesine bir psikolojik savaşı  sürdürmek olsa olsa şerefli Türk Ordusundan unutulmaz  dersler almış olan düşman  çevrelerin ağzına yakışabilir.

Kaynak: add.org.tr
 
ADD'NİN BİLİM ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMASI/15.03.2009
ADD Genel Merkez Basın Açıklaması
TUBİTAK’ın yayımladığı BİLİM VE TEKNİK dergisi Darwin’in Türlerin Kökeni adlı yapıtının 150. yıldönümünde dünyanın bütün bilim çevreleri gibi bu yıldönümünü kutlamak istemiş, fakat bilim özgürlüğü ile bağdaştırılması mümkün olmayan bir müdahale ile yönetim bu yayını durdurmuş, derginin sorumlusunun işine son vermiştir.

Bu vahim gelişme bizim öteden beri Türkiye’yi kasıp kavurmakta olduğunu savladığımız Karşıdevrim sürecinin hangi aşamaya geldiğinin açık bir işaretidir. Karşıdevrimi faşizm diye nitelemek de düşüncemize göre Karşıdevrime bir iltifattır. Çünkü bu uygulama faşizan olmanın ötesinde ortaçağa özgü bir nitelik taşımaktadır. Güzel ülkemize egemen olmak isteyen Karşıdevrim ortaçağı getirmek istemekte ve getirmektedir. Örneğin, son olarak Mersin’de bir ilkokulda derste Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okuyan öğretmenin başına dertler açıldığını öğreniyoruz.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 36 - 42 of 110
© 2006 HE-ADD, Hüseyin Yalçın