SİTE İçİ Arama

KAÇ KİŞİ ONLINE

Şuanda 4 misafir bağlı

HE-ADD Haber Grubu Üyelik Başvurusu







Ana Sayfa
BASIN BİLDİRİSİ / AADD-Avrupa/ 1 Kasım 2009
AVRUPA-ADD'nin çağrılısı olarak Almanya'ya gelen Yargıtay Cumhuriyet Onursal Başsavcısı Sabih
KANADOĞLU
, 31 Ekim 2009'da Bremen Eyaleti-ADD'nin Bremen'in  Haus der Wissenschaft salonlarında
ve 1 Kasım 2009'da AVRUPA-DD'nin merkezi olan Köln'de, Holiday Inn oteli salonlarında  düzenledikleri
Cumhuriyetin 86. Yılı kutlamaları çerçevesinde "ÇAĞDAŞ DEMOKRASİ ve YARGI BAĞIMSIZLIĞI"
konulu – ders niteliğinde - iki konferans verdi.


Almanya'da yaşayan Türklerin büyük ilgi gösterdiği ve "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sözleriyle salonları
dolduran izleyicilere, Bremen ve Köln'de,  iki konferans veren Kanadoğlu, "Demokrasi, insan aklının bulabildiği
ve deneyip sınayarak eliştirdiği, en iyi; ya da başka bir görüşle, 'en az kötü'  siyasal rejimin adıdır"
dedikten
sonra, çağdaş demokrasinin ilkelerini belirleyerek,  bu ilkelerin, ülkemizde nasıl anlaşıldığını ve ne şekilde
uygulandığını örneklerle dile getirdi. Kanadoğlu, " demokrasinin 'onsuz olmaz' 3 ana unsuru vardır" dedi:


1. Laiklik

2. Kuvvetler Ayrılığı
3. Ulus Devlet ilkeleri
Devamını oku...
 
Artık Herşey Çok Daha Açık ve Şeffaftır / AADD-Avrupa/ 27.10.2009
Türkiye dışardan yönetilmektedir.   Türkiye'nin gündemi uzaktan kumandayla değiştirilmektedir…
Çünkü, hem AB'nin hem de ABD'nin dikte ettirdiği ve desteklediği yol ve yöntemlerle;  laik, demokratik ve üniter Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkanlar, o ünlü "Ergenekon Destanı"'ndan bilinçli olarak alınan ad altında, toplu olarak tutuklanmışlardır, tutuklanmaktadırlar.  Büyük bir çoğunluğu Tambağımsız Türkiye yanlısı olan aydınlar, yazarlar, gazeteciler, emekli subaylar ve emekli generaller  - halkla iletişimleri ve  ilişkileri koparılarak - etkisiz hale getirilmektedirler. Böylece, devletimizin  üniter yapısına son vermek isteyen ayrılıkçı terör örgütü PKK'ya, hem siyasî bir zemin hazırlanmakta hem de bu terör örgütüne  üye olmanın artık suç sayılmayacağı izlenimi verilmek istenmektedir.

Bir taraftan bu senaryo sahneye koydurulurken, diğer taraftan, Türkiye, Türk Cumhuriyetlerinden
 - Azerbaycan örneğinde olduğu gibi - koparılarak, yalnızlığa itilmek istenmektedir. Bütün bunlara ek olarak, AB ilerleme raporunda (belleklerdeki  "Türklüğe hakaret yasası"nın kaldırılması konusundaki baskılar gibi) şimdi de  "Atatürk'e hakaret yasası"nın kaldırılması talep edilmektedir.
Kısaca anımsatalım: Aslında sözü edilen bu yasa, Demokrat Partinin  14 Mayıs 1950'de iktidara geldikten sonra, bizzat  başlattığı Atatürk karşıtı siyasetin, önüne geçilemeyecek derecede yoğunlaştığına tanık olununca,  yine söz konusu parti iktidarı tarafından çıkartılarak yürürlüğe konulan bir yasadır…
Devamını oku...
 
TÜRKİYE'NİN ARTAN KÜRESEL GÜCÜ /14.10.2009/ Selman TENGÜZ
Önümüzdeki yıllarda, ABD, Rusya, Çin, Hindistan ve Brezilya'nın yanı sıra yükselmesi ve daha güçlü hale
gelmesi önlenemeyecek ülkelerden biri de Türkiye olacaktır.
 
Şimdiye kadar, II. Dünya Savaşının sonuçlarının zorladığı  ortaklıklarda, ya da ABD'nin yönlendirmesi ile
anlaşmalar yapan ülkemiz, küresel bir değişim noktasına gelmiştir. Varılmak istenen ana hedef ve uzun
vadede ulaşılması istenilen nokta, alınacak tedbir ve taktik değişiklikler ile Türkiye'mizin dışarıya daha az
bağımlı, Dünya Bankası ve IMF baskı, kontrol ve devamlı yönlendirmesinden kurtulmuş olmasıdır. Türkiye
ilim, bilim ve üstün teknoloji üreten, bunların kullanıldığı sahalarda yoğunlaşmak sureti ile, giderek artan
dışa olan bağımlılığı azaltmak zorundadır.
Devamını oku...
 
Cumhuriyet Ailesi/ 04.10.2009 /Ural Kabartaş ın Konferans Notları
Konferans Konusu: Cumhuriyet Ailesi

1- Program Sunuşu, ve Konuşmacının özgeçmişi: Dr.Serpil Şen ADD Hessen Yönetim Kurulu
2- Açılış Konuşması: T.C. Frankfurt Başkonsolosu Ilhan Saygılı
3- ADD-Adına Konuşma: Y.Müh. Mahmut Telli HE-ADD Hessen Başkanı
4.1- Konuşmacının özgeçmişi Dr.Serpil Şen ADD Hessen
4.2- Konuşmacı: Özden (İnönü) Toker

1.1-Konuşma şeitlerimiz, ve M.K.Atatürk adina yapılan saygı duruşu ile açıldı.

2.- Açılış Konuşması (özet): T.C. Frankfurt Başkonsolosu Ilhan Saygılı

“...Sevgiler,saygılar, M.K.Atatürk’ü en yakın arkadaşının kızından, onu görmüş olan yaşayan tarihten, birici ağızdan dinliyeceğimiz için seviniyorum. M.K.Atatürk’ü, hepimiz için o en önemli insanı, keşke o devri yaşayıp görebilseydim... Yüreğinizden sevgi hiç eksik olmasın”.

3-ADD-Adına Konuşma (original tekst): Y.Müh. Mahmut Telli HE-ADD Hessen Başkanı

T.C. Frankfurt Başkonsolosu Sayın İlhan Saygılı, İnönü Vakfı Genel Başkanı Sayın Özden Toker, değerli dernek başkanları, değerli medya mensupları, değerli Atatürkçüler, değerli konuklar ve sevgili gençler; hepinizi saygı ile selamlıyorum; hepiniz bugünkü toplantımıza hoş geldiniz.

Devamını oku...
 
Cumhuriyet Ailesi /Mahmut Telli/ 04.10.2009

Bu yıl 86'ıncı yıldönümünü kutlayacağımız Türkiye Cumhuriyeti, 20. yüzyılın bir çok devrimsel atılımları içinde tek başarılı olanıdır.  Bu devrimin öncüsü, mimarı ve uygulayıcısı olan Atatürk, yalnız kendi ulusunun değil tüm uygar insanlığın kalıcı sevgi ve saygısını kazanan tek büyük kişiliktir. Evet 20. yüzyıla damgasını vuran devlet ve siyaset adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür.  Neden?  Çünkü Atatürk Türkiye Cumhuriyetini, öyle ilkelere dayandırmıştır ki, bu ilkeler tüm çağdaş insanlığın özlemini çekegeldiği demokratik toplumsal düzenin, hem ulusal hem de uluslararası düzeydeki gereklerini karşılayacak niteliktedir.  Atatürk Türkiye'yi orta çağdan almış ve bugünkü modern çağa taşımıştır. Atatürk bu ilkelerle tam anlamıyla bir çağdaşlaşma projesi sergilemiştir. 

 

Bir toplumun içinde yaşayan insanlar arasında sayısız ilişkiler vardır.  Bunlar, ailenin kurulması, işlemesi, sona ermesi, kişinin mal edinmesi, ekonomik hayatın düzenlenmesi gibi binlerce ilişkilerdir.  Bu ilişkilerin belli kurallara göre işlemesi zorunludur.  İşte bu belli kurallara hukuk diyoruz. 

Osmanlı imparatorluğunun yönetim ve hukuk esasları İslam dinine dayandırılmıştı.   İslamiyet geliştikçe kendine özgü bir hukuk sistemi yaratmıştı. Türkler islam dinini kabul ettikleri zaman hukukun, inanca göre uygulanması egemendi. 

Orta Asya'da oldukça laik bir hukuk düzenine sahip olan Türkler, bir süre sonra İslam hukuk düzenini kabul etmek zorunda kalmışlardır.  Çünkü o zamanki şartlar bunu gerektiriyordu
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 22 - 28 of 110
© 2006 HE-ADD, Hüseyin Yalçın