|
ATATÜRK , ÖGRETMEN ve KÖY ENSTiTÜLERi/ 17.11.2009/Mübeccel Aksit |
|
|
Ulu Önder Atatürk'ü ölmez yapan Türkiye'nin kurtarıcısı, kurucusu, yaratıcısı olması yanında, inkilâp, görüş ve söyleyişleridir. Mustafa Kemâl Atatürk Türkiye'yi ulusal ve evrensel alanda hür bağımsız uygarlık kavramları dolayısıyla yüceltmek için okumanın önemini göstermiş ve 24 kasım 1928 tarihinde Başöğretmenliği kabul etmiş ve harekete geçmiştir. Yeni Türk Harflerini bizzat öğretmeğe başlamıştır. Her vesile ile öğretmenlere verdiği kıymeti söylediği sözlerle belirtmiştir:
· Toplumların uygarlık düzeyi öğretmenlere verilen değerle ölçülür. · Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir. · En büyük savaş,cahilliğe karşı yapılan savaştır. · Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. · Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak muallimlerdir. Muallimden,mürebbiden mahrum bir millet henüz millet namını almak istidadını kesbetmemiştir. · Muallimler; yeni nesli cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbileri sizler yetiştireceksiniz. · Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti,sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulacaktır. · Türkiye Cumhuriyet'inin temeli kültürdür. (1936) · Milli kültürümüzü çağdaş, uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız. (1933)
Eğitim ve kültür alanındaki inkilâplar: · Öğretimin birleştirilmesi. (3.3.1924) · Yeni Türk Harflerinin kabulu. (1.11.1928) · Türk Dil Tarih kurumlarının kurulması. (1931) · Güzel sanatlarda yenilikler.
1937 yılında Mustafa Kemâl Atatürk döneminde Köy Öğretmen Okullarının açılmasıyla ve 17 nisan 1940 tarihinde Köy Enstitüleri Yasası çıkarılmasıyla, 21 Köy Enstitüsü açıldı. 1933-1934 yıllarında kent çocuklarının %75 i ilkokula gidebiliyorken, köy çocuklarının ancak %20 si bu olanaktan yararlanabiliyordu.Türkiye'nin bütün bölgelerinde köylerimizin cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren eğitmen, öğretmen , sağlık memuru, ebe, tarım teknisyeni ve birçok dallarda yetişmiş elemana ihtiyacı vardı. Köylüler eğitim, yol, su, elektrik, tarım, sağlık ve hayvancılıkta kendilerine yol gösterecek eleman bekliyorlardı. Köylerin birçoğu okulsuz, susuz, yolsuz ve elektiriksizdi. Köy Enstitüleri köylerin ve köylülerin kalkınmasında açılan en büyük adımdır. Köy Enstitülerinde okuyan gençler köylülerle beraber imece usuluyle okullar, su tulumbaları yaptılar. Bu okulların övülecek bir yeri de kız ve erkek çocukların beraberce çalışmaları ve kendilerine yarayacak meslekleri öğrenmeleridir. Bu okullarda toprak sabanla sürülüyor ekiliyor hasat edilip öğütülmeye götürülüyordu. Bir deyimle köy çocukları ekmeklerini taştan çıkarıyorlar. Bahçeler kazılıp elma, armut, dut v.s ağaçları dikiliyor ve yiyecekleri, sebzeleri de yetiştirip kendi htiyaçlarını da karşılıyorlar. Su çıkarmak için yapılan tulumbalardan kız ve erkek çocukları beraberce su taşıyıp bahçeleri suluyorlar. Bütün bunları öğretmen ve teknisyenlerin yardımıyla yapıyorlardı. Bu bize şunu gösteriyorki çocuklar bu okullarda hem okuyor, hem yazıyor, hemde öğrendiklerini tatbik ediyorlar. O zamanlarda ürünler kağnı arabası, deve, at, öküz, eşek ve katırla pazarlara satmaya götürülüyordu. Köy çoçukları ve gençleri bu okullarda okul derslerinden başka spor, saz, keman, piyano, halk oyunları, tiyatro, dikiş, hatta ayakkabı yapmayı, bazı yerlerde kayak, yüzme, balıkçılık, ipek böceği yetiştirmeyi öğreniyorlardı. Aşık Veysel şatıroğlu 1942-1944 yıllarında çifteler, Arifiye ve Hasanoğlan Köy Enstitülerinde halk türküleri ve saz öğretmenliği yapmıştı. Daha sonra yetenekli gençlerin daha çok ilerleyebilmeleri için ilköğretim Okulları, Öğretmen Meslek Liseleri, Eğitim Enstitüleri, Yüksek Öğretmen Okulları, Fakülteler açılmıştır. Bu okullarda öğretmen, sağlık memuru, ebe, veteriner şimdi de adını duyduğumuz şair, yazar, romancı, öykücü, ressam, müzik öğretmenleri yetişmiştir. Eğitime çok büyük katkıları olan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel Atatürk zamanının eğitimin rehberi ve Köy Enstitülerinin kurucularındandır1997 yılı Unesco tarafından Hasan Ali Yücel yılı olarak kutlanmıştır. Köy Enstitülerinin kurucusu olarak Cumhurbaşkanı ismet inönü, Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, M.E.B ilköğretim Genel Müdürü ismail Hakkı Tonguç'u sayabiliriz. Cumhurbaşkanı ismet inönü sık sık Köy Enstitülerini ziyaret edip bilgi almış, onun 9.5.1941 yılında söylediği sözler herkesin hatırındadır „Köy Enstitülerini Cumhuriyetin Eserleri içinde en kıymetlisi ve en sevgilisi sayıyorum. Köy Enstitülerinden yetişen evlâtlarımızın muvaffakiyetlerini ömrüm oldukça yakından, candan takip edeceğim“ demiştir. Pazarören Köy Enstitülerinde okuyan gençlerin müzik dersinde yazıp söyledikleri bir marş müzik öğretmeni tarafından bestelenmiştir; Bu marş 1942 yılından itibaren Köy Enstitüleri Marşı olarak söylenmiştir.
Aynı yolda aynı emek, Gönüllerde tek bir dilek, Türk köyünü önde görmek, Engelleri aşıyoruz, Ülkümüzü koşuyoruz, Mehmetçiğin oğlu, kızı, ATATÜRK'ten aldı hızı, Başarırız kavgamızı, Engelleri aşıyoruz, Ülkümüzü koşuyoruz.
Köy Enstitülerinde yetişmiş hepimizin tanıdığı meşhur kişiler: Mahmut Makal, Dursun Akçam, Mustafa Altındağ, Adnan Binyazar, Mehmet Özel (Güzel Sanatlar Müdürü), Fakir Baykurt, Hasan Latif Sarıyüce, Halise Apaydın, Pakize Türkoğlu, Nezire Karaca, Hasan Kıyafet, Turgut Kavraal (Halen Ankara Eğit-Der Eğitim Müzesi Müdürü).
Ankara Eğit-Der Eğitim Müzesi Türk Öğretmenleri derneğinin hazırladığı bir GAP gezisi sırasında Ankara'da bir Eğit-Der Eğitim Müzesinin kurulduğunu duyarak bu müzeyi ziyaret ettim. Müze Müdürü (Kendisi de K.E. yetişmiş) Turgut Kavraal beni kapıda karşıladı. Bir çok öğretmenden ve ailelerinden derlenen yazı, kitap, hüviyet ve resimleri tek tek açıkladı. Resimlerin bazıları duvarlara asılmış, bazıları'da vitrinlere konulmuştu. Günün birinde müzenin daha çok tarihi belgelerle büyüyeceğini ümit ettiğini söyledi. Eğit-Der müze Müdürü Turgut Kavraal'la beraber kız ve erkek köy çocuklarına aynı seviyede değer verip yetişmelerini sağlayan başta Atatürk ve inönü olmak üzere bütün kurucularına, aynı zamanda emekleri geçen Köy Enstitüleri Mezunlarını sevgi ve saygıyla andık. En üzücü olay bu okulların köy ve köy çocuklarının kalkınmasında en büyük rol oynayacağı göz ardı edilerek „Köylerin kalkınması, ülkenin kalkınması demektir“ kapatılmasıdır.
Mübeccel Akşit Emekli Öğretmen
|
|