Tarih ve şehir: 28.06.2009 Hotel Marriott,  Frankfurt/M

Konferans Konusu: Hukuk Devleti

1- Program Sunusu, Konuşmacının özgeçmişi: Serpil Şen  HE-ADD Yönetim Kurulu
2- ADD-Adına Konuşma: Y.Müh. Mahmut Telli HE-ADD Ffm Başkanı
3- Konuşmacı: Prof Dr.Süheyl Batum Beyşehir Üniversitesi Anayasa Hukuku Profesörü

1.1-Konuşma şeitlerimiz, ve M.K.Atatürk adına yapılan saygı duruşu ile açıldı.

2-ADD-Adına Konuşma: Y.Müh. Mahmut Telli HE-ADD Ffm Başkanı

 HE-ADD Ffm Başkanı Mahmut Telli konuşmasında Prof.Dr.Mehmet Kerem Doksat /Istanbul Uiversitesi Cerrahpaşa Tıp fakultesi Psikiyatri Bölümü  bir analizine yer verdi.  

T.C. FRANKFURT BAŞKONSOLOSLUĞU YARDIMCI KONSOLOSU SAYIN ZEYNEP SEZER, BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ ANAYASA PROFESÖRÜ SAYIN SÜHEYL BATUM, DEĞERLİ DERNEK BAŞKANLARI, DEĞERLİ MEDYA MENSUPLARI, DEĞERLİ KONUKLAR, DEĞERLİ ATATÜRKÇÜLER VE SEVGİLİ GENÇLER; HEPİNİZİ SAYGI İLE SELAMLIYORUM; BUGÜNKÜ ETKİNLİĞİMİZE HEPİNİZ HOŞ GELDİNİZ.

BUGÜNKÜ KONUMUZ ‘TÜRKİYEDE HUKUK DEVLETİ’ KONUŞMACIMIZ DA BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ ANAYASA  PROFESÖRÜ SÜHEYL BATUM.  SAYIN BATUM BUGÜN BİZLERİ HAK ,HUKUK YASA  ANAYASA VE HUKUK DEVLETİ KONULARINDA AYDINLATACAK,TÜRKİYEDE HUKUKUN NASIL İŞLEDİĞİ HAKKINDA BİLGİLER VERECEK VE SON GÜNLERDE GÜNDEMDE OLAN KONULARA DEĞİNECEK.  

BEN DE SON GÜNLERDE GÜNDEMDE OLAN KONULARLA İLGİLİ OLARAK GEÇEN AY ALDIĞIM BİR ELEKTRONİK POSTAYI SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM.  BU ELEKTRONİK POSTANIN YAZARI ISTANBUL ÜNIVERSITESI CERRAHPASA TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI BÖLÜMÜNDEN PROF. MEHMET KEREM DOKSAT.

PROFESÖR MEHMET KEREM DOKSAT’IN YAZISINI OKUYORUM:

'BILIRSINIZ, ÜNLÜ RUS FIZYOLOG PAVLOV, KÖPEKLERINE ET VERIRKEN BIR YANDAN ZIL ÇALIYOR.  BUNU DEFALARCA YAPINCA, BIR SÜRE SONRA ETI GÖRMEDEN DE ZIL SESINI ISITEN HAYVANIN SALYASI AKMAYA BAŞLIYOR. BUNA BİZ  ŞARTLI REFLEKS DİYORUZ: HAYVANIN TABIATINDA OLMAYAN BIR UYARICI OLAN ZIL SESI , ONU TABIATINDA OLAN ETI GÖRMÜS GIBI HEYECANLANDIRMAKTADIR. AMA EĞER SÜREKLI OLARAK ZIL ÇALIP HIÇ ET GÖSTERMEZSENIZ, BIR SÜRE SONRA BU SARTLI REFLEKS SÖNER;  BU ŞARTLI REFLEKSİN DEVAMININ TESISI IÇIN ARADA BİR ET DE GÖSTERILEREK PEKIŞTIRILMELIDIR.

 HIÇBIRIMIZ DÜNYAYA TÜRK, ALMAN, MEKSIKALI, SÜNNÎ, ALEVİ, PROTESTAN VEYA KATOLIK OLARAK
GELMEYIZ; BUNLAR BIZE ÖĞRETILEN DEĞERLERDİR, YÂNI SARTLI REFLEKSLERDIR.
EĞER PEKIŞTIRILMEZLERSE, ZAMANLA SÖNERLER.

BIR GÜN PAVLOV'UN ENSTITÜSÜNÜ SU BASAR. KÖPEKLERIN BIR KISMI BOĞULUR BIR KISMI DA GÜNLERCE TERÖRIZE OLUR ÇÜNKÜ ÖLÜMDEN ZOR KURTULMUŞLARDIR. KURTARILABILENLER TEKRAR ENSTITÜYE TOPLANIR. PAVLOV ZIL ÇALAR, KÖPEKLERDE TIK YOK!

ŞU MÜTHIŞ SONUCA VARIR: AĞIR TRAVMALAR,ÖRNEĞİN ERGENEKON VE SOSYO EKONOMIK SARTLAR GİBİ OLUŞUMLAR, ŞARTLI REFLEKSLERI ORTADAN KALDIRIR. INSANI VEYA HAYVANI EN DOGAL, EN ILKEL HÂLINE GERI DÖNDÜRÜR.

BIR YANDAN HER GÜN 15-20 ŞEHIT, 'KANLARI YERDE KALMAYACAK' DENIP SÜREKLI KANLARININ YERDE KALMASI,

BIR YANDAN ERGENEKON BILMEM NE DEYIP BÜYÜK BIR ÇOĞUNLUGUNUN SUÇSUZ OLDUĞUNA HERKESIN EMIN OLDUĞU, HÂTTÂ TEK SUÇU ATATÜRK'Ü VE ONUN ILKELERINI SEVMEK OLAN INSANLARIN SABAHA KARŞI EVLERINDEN ALINARAK HAPSE ATILMALARI.. .

BIR YANDAN ORADA BURADA ARABA YAKARAK, POLISE TAŞ ATARAK YAPILAN ETNIK KALKIŞMALAR. ..

BUNLARIN HEPSINI TOPLARSANIZ, TEMEL GÜVENLIK DUYGUSUNUN ORTADAN KALKTIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ.

PAVLOV'UN KÖPEKLERINDEKI GIBI, BU KADAR AĞIR
TRAVMALARLA,  ŞARTLI REFLEKSLERIMIZ YANİ MILLÎ DUYGULARIMIZ VE TEPKILERIMIZ KIRILIYOR.

BATILI EMPERYALISTLER YOK ETMEK ISTEDIKLERI ULUSLARA SALDIRIRKEN O ULUSLARIN ÖNDERLERINDEN BAŞLARLAR ISE. ÇÜNKÜ ULUSAL BÜTÜNLÜGÜ SAĞLAYAN ULUSAL ÖNDERDIR. BUNU GAYET IYI BILEN EMPERYALISTLER BU NOKTADA PSIKOLOJI BILIMINI DE YARDIMA ÇAĞIRIRLAR... MESELA ERMENILERLE TÜRKLER ARASINDA ULUSAL BIR DÜŞMANLIK MI VAR, ORADA VAMIK GIRER DEVREYE VE BU DÜŞMANLIĞIN KÖKENLERINI INCELER.

PEKI INCELEME DEDIĞIMIZ ŞEY NEDIR?

BURADA IZLENEN YOL ULUSAL YA DA ETNIK DÜŞMANLIKLARIN ORTADAN KALDIRILMASI DEĞIL, ABD'NIN TEHDIT OLARAK GÖRDÜĞÜ ULUSLARIN ULUSAL BILINÇLERININ, TARIHLERININ VE BENLIKLERININ SORGULANMASI, AŞINDIRILMASIDIR. KISACASI MILLI DUYGUNUN YOK EDILMESIDIR  ETNIK PSIKIYATRININ GÖREVI.  ISTE BUDUR. BIZI ILGILENDIREN ŞEY DE BUDUR.

BIR ULUSUN ULUSAL BILINCINI, ULUSAL DUYGUSUNU VE REFLEKSINI NASIL YOKEDERSINIZ? BUNUN DENENMIŞ, SINANMIS BIR YÖNTEMI VARDIR, O ULUSUN TARIHSEL VARLIĞINI SORGULAMAYA AÇARSINIZ. YANI O ULUSUN TARIHINI YENIDEN TARTISIRSINIZ. MESELA TÜRKLER KENDILERINI KAHRAMAN BIR ULUS OLARAK MI GÖRÜYORLAR? O ZAMAN ONLARA NE KADAR KORKAK BIR ULUS OLDUKLARINI GÖSTERMEK GEREKMEKTEDIR! NE YAPARSINIZ?BAŞLARINA ÇUVAL GEÇİRİRSİNİZ VE ANLARSINIZ NE KADAR KAHRAMAN OLDUKLARINI. YA DA TÜRKLER ATALARINI, YANI ATATÜRK'Ü ÇOK MU YÜCELTIYORLAR? O ZAMAN ONLARA ATATÜRK'ÜN NE KADAR SIRADAN BIRI OLDUGUNU GÖSTERIRSİNİZ; CAN DÜNDAR'A YAPTIRDIKLARI GIBI.

FARKINDAYSANIZ SON ON YILDIR TAM DA BÖYLESI BIR DÖNEMDEN GEÇIYORUZ. SÖZDE DEMOKRATLIK, TARTIŞMA KÜLTÜRÜ ADINA NEYI TARTIŞIYORUZ VE BIZDEN NEYI KABUL ETMEMIZ ISTENIYOR? DIYORLAR KI SIZ SOYKIRIMCI BIR MILLETSINIZ! ERMENILERE SOYKIRIM UYGULADINIZ. BIZ DIYORUZ KI HAYIR UYGULAMADIK! O ZAMAN UYANIK EMPERYALIST DIYOR KI: TAMAM MADEM UYGULAMADINIZ,
BUNU HEMEN REDDETMEYIN, TARTIŞALIM, ONDAN SONRA BIR SONUCA VARALIM.

SIZE MANTIKLI GELIYOR, NASILSA BIZ SUÇSUZUZ, TARTIŞMADAN GALIP AYRILIRIZ DIYORSUNUZ. AMA TARTIŞMA MASASI KURULDUĞUNDA HIÇ DE ORTADA EŞIT BIR TARTIŞMA ŞANSI OLMADIĞINI GÖRÜYORSUNUZ. BIR BAKIYORSUNUZ, TÜM TELEVIZYONLAR, GAZETELER, AYDINLAR SIZIN ERMENILERI KATLETTİĞİNİZİ YAYMAYA BAŞLIYOR; AYDIN GEÇİNENLERİMİZE DE ÖZÜR DİLETİYORLAR.

KANITLARI VAR MI? ELBETTE YOK! AMA YALAN BIR KEZ YAYILDI MI VE YALANIN SAYISI ÇOK OLDU MU, GERÇEĞIN SESI ÇIKMAZ OLUYOR. HAYIR DIYORSUNUZ, GERÇEKLERI BIR DE BIZ ANLATALIM. AMA
ANLATAMIYORSUNUZ, ÇÜNKÜ TÜM PROPAGANDA KANALLARI SIZE KAPATILMIŞ. ISTE O ZAMAN ANLIYORSUNUZ TARTISMAYA AÇMAK DENILEN TUZAGI.  ÇÜNKÜ BU SÜRECIN SONUNDA, ULUSAL GURURU VE HASSASIYETLERI YÜKSEK INSANLAR BILE 'ACABA'  DEMEYE BAŞLIYOR! ACABA GERÇEKTEN ERMENILERI BIZ MI KATLETTIK? YANİ ULUSAL BENLIKTE ILK KIRILMA YASANIYOR..  PSIKOLOJ IK SAVAŞIN ETKISI ÇOK BÜYÜK BIR HIZLA BU ŞEKİLDE YAYILIYOR. SONRA SIRA KÜRTLERE GELİYOR.  SIZDEN TARTIŞMANIZI ISTIYORLAR. TARTIŞMA BAŞLIYOR VE YINE KAYBEDI-YORSUNUZ.  BIR DÜŞÜNELIM SON DÖNEMDE NELERI TARTIŞMAYA AÇTIRDIK VE NEREDEYIZ.

BUGÜN MISAK-I MILLI'YI PEK ÖNEMSEMIYORUZ. KIRMIZI ÇIZGILERI  UMURSAMIYORUZ.

TÜRK DILININ ÖNEMI KALMAMIS. BU ÜLKEDE FEDERASYON DA OLABILIR.

ERMENİLERDEN ÖZÜR DILEYEBILIRIZ. KÜRTLERE BIRAZ TOPRAK VEREBILIRIZ.

KISACASI ULUSAL VARLIĞIMIZA AIT HAYATİ HER ALANDA VE KONUDA KAYBETMIŞ DURUMDAYIZ.

PEKI SIRA NEYE GELDI? SIRA ATATÜRK'E GELDI. ÇÜNKÜ ÖNEMLI OLAN ULUSAL ÖNDERI YOK ETMEKTIR. O HALDE TÜM ÖNDERLERE YAPILANI ATATÜRK'E DE YAPALIM. O'NUN NE KADAR ZALIM BIR DIKTATÖR OLDUGUNU TARTIŞALIM. O'NUN ASLINDA ZAAFLARI OLDUĞUNU TARTIŞALIM. HATTA O'NUN ANASINI BILE TARTIŞALIM. EVET, EMPERYALISTLERIN GÜNDEMINDE BU VARDIR.. TARTIŞIN DIYORLAR BIZ SIZIN ATANIZIN ANASINI TARTIŞMAK ISTIYORUZ! SONRA? SONRA DA SIRA SIZIN ANANIZA GELECEK HEPINIZINKINE GELECEK!  ISTE ASIL PSIKOLOJIK SAVAŞ CEPHESI DE BURADA KURULUYOR!

YILLAR ÖNCESINE GIDIYORSUNUZ. ..MONDROS IMZALANMIŞ. SONRA DÜŞMAN ASKERLERI ISTANBUL'A
ÇIKARTMA YAPMAYA BAŞLIYOR. MILYONLARCA TÜRK SADECE IZLIYOR!  DEMEK KI ÖNEMLI OLAN ILK ADIM, IŞGALI IZLETTIREBILMEKMIŞ! AMA AYNI ZAMANDA BIR DE MASA! TARTIŞACAKSINIZ. TARTIŞMA MASASINDA.  BIZIM SADRAZAM EMPERYALISTLERE YALVARIYOR, BIRAZ ACIYIN DIYE.

PEKI IZLEYEREK, TARTISARAK NEREYE VARABILIRSINIZ?

EMPERYALISTLER ASLINDA ŞU ANDA BEYINLERIMIZE VE YÜREKLERIMIZE YÜZYILIN ÇIKARTMASINI YAPIYOR. MEHMET AKIF, ÇANAKKALE IÇIN NE DIYORDU:

'ŞU BOGAZ HARBI NEDIR? VAR MI KI DÜNYADA EŞİ?  

EN KESIF ORDULARIN YÜKLENIYOR DÖRDÜ BEŞİ,

TEPEDEN YOL BULARAK GEÇMEK IÇIN MARMARA'YA

KAÇ DONANMAYLA SARILMIŞ UFACIK BIR KARAYA.'

ÇIKARTMA SÜRERKEN IKI TAVIR VAR ALINACAK:
BIRI ISTANBUL'DA IŞGALCILERI KARŞILAYAN VE ONLARDAN TOKAT YIYEN BIR OSMANLI PAŞASI OLABILIRSINIZ.
YA DA DOLMABAHÇE'DEN ÇIKARTMAYI IZLEYEN BIR PADIŞAH. BELKI DE EVININ PERDESINI KAPATAN SIRADAN VE SUSKUN BIR TÜRK...AMA ASLINDA HEPSI AYNI KAPIYA VE AYNI KIŞILIGE ÇIKAR. IZLERSINIZ! HER ŞEYIİZLERSİNİZ! YA DA ILK KURŞUNU ATAN HASAN TAHSINOLURSUNUZ.  NE KADAR UTANÇ VERICI ASLINDA!

PEKI HASAN TAHSIN'I NE KADAR TANIYORUZ? HASAN TAHSIN'I HASAN
TAHSIN YAPAN NEDIR? HASAN TAHSIN 15 MAYIS 1915 TE İZMİR’
İ İŞGAL EDEN YUNANORDUSUNA                                        İLK KURŞUNU SIKAN GAZETECİCİDİR. ILK KURŞUN'DAN ÖNCE DE KURŞUN ATMIŞTIR HASAN TAHSIN.
TARIHIN GARIP CILVESI HASAN TAHSIN AVRUPA'DADIR VE BIR FILME GIDER. FILMDE TÜRKLER AŞAĞI-       LANMAKTADIR. HASAN TAHSIN BU FILMI IZLEMEZ. 'ÖNCE IZLEYEYIM SONRA ELESTIREYIM' DEMEZ.                                    YA NE DER? TÜRK'E KÜFREDENIN CANINA OKURUM DER! VE ÇIKARIR SILAHINI ATES EDER BEYAZ PERDEYE!                         FILM ORADA BITER! .

HASAN TAHSIN'IN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU. HIÇBIR INSAN KENDISINE,
ANASINA, BABASINA, ATASINA, MILLETINE, BAYRAĞINA
KÜFRETTIRMEZ. EN BASIT
INSAN GERÇEĞIDIR BU.

ILKOKULDA BIR ÇOCUGUN ANASINA KÜFRETMEYE KALKARSANIZ, SIZINLE ANASININ DURUMUNU TARTIŞMAZ, BUNUN CEVABI SURATINIZA YIYECEĞINIZ YUMRUKTUR.  NEDEN? ÇÜNKÜ ÇOCUGUN EN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU! IŞTE ERGENEKON OLAYI, ERMENI SORUNU, KÜRT AÇILIMI VE CAN DÜNDAR'IN INSANI DENILEN BELGESELININ BAM TELI DE BURASI.DIR DİYOR PROF. MEHMET KEREM DOKSAT VE YAZISINI BİTİRİYOR.

BU ELEKTRONİK POSTADA DOKSAT  ERGENEKONU,  ASLINDA ATATÜRK'ÜN KIŞILIĞINE VE O'NUN KIŞILIĞINDE VAR OLMUŞ TÜRK MILLETINE, TÜRKİYE CUMHURIYETINE, HATTA SON GÜNLERDE HEPİMİZİ MEŞGUL EDEN, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BEKASINI SAĞLAMAKLA GÖREVLİ TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NE  KARŞI GIRIŞILEN  KAPSAMLI, PSIKOLOJIK BİR SALDIRI ÖRNEĞI OLARAK NİTELENDİRİYOR. BU NEDENLE TUTUKLAMALARIN VE BELGE DİYE ÜRETİLEN FOTO MONTAJLI KAĞIT PARÇALARININ YARATTIGI ASIL TAHRIBATIN DA BU PSIKOLOJIK CEPHEDEN GELECEGINI GÖRMEMIZ GEREKTİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR.  

YALNIZ BURADA BEN DE BİR ŞEYE DİKKATINIZI ÇEKMEK İSTİYORUM.  KEREM DOKSAT’IN VERDİĞİ ÖRNEKLERDE ÇOCUK YUMRUK ATIYOR, HASAN TAHSİN SİLAH ÇEKİYOR.  HAKSIZLIĞA KARŞI HUKUKSUZLUK YAPIYOR.  HUKUK DEVLETİNDE HUKUKSUZLUK YAPANLAR ER YA DA GEÇ CEZASINI ÇEKERLER.  E... PEKİ PASİF Mİ OLACAĞIZ?  TAM TERSİNE AKTIF OLACAĞIZ.  UYANIK OLACAĞIZ.   HAKKIMIZI HUKUKİ YOLLARDAN ARAYACAĞIZ. O HUKUKİ YOLLARIN DA OY SANDIĞINDAN GEÇTİĞİNİ UNUTMAYACAĞIZ. DEMOKRATİK YOLLARLA GETİRDİKLERİMİZİ YİNE DEMOKRATİK YOLLARLA GÖNDERECEĞİZ. 

 

BENİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

 

3.1- Konuşmacının özgeçmişi (Wikipedia’dan): Prof Dr. Süheyl Batum 6 mayis 1955 yılında Istanbul’da doğdu.Orta ve lise öğrenimini Galatasaray Lisesinde Tamamladı. 1979 yilinda Paris Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakultesini bitirdi. 1980 yılında Istanbul Universitesi Anayasa Hukuku Kürsüsünde Asistan oldu. 1985 yilinda  “Siyasal Katılma Aracı Olarak Referandum” konulu tezi ve pekiyi derecesiyle doktor, 1990 yılında “Avrupa Insan HaklarI Sözleşmesi ve Türk Anayasa Sistemine Etkileri” başlıkli tezi ile de doçentlik ünvanını aldı. 1996 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi  ve Türkiye teziyle Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakultesine Profesor oldu.

Galatasaray Üniversitesi'nde 1997-2000 yılları arasında İletişim Fakültesi Dekanlığı ve 2000-2003 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı görevini üstlendi. 2003 yılından 2007 yılına kadar Bahçeşehir Üniversitesi Rektörlüğü görevini yapmıştır. Halen, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyeliğine devam etmektedir. Batum ayrıca Vatan Gazetesi ve Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi köşe yazarlığı da yapmaktadır.

Yayınlarından Bazıları:

 

  1- "Anayasa Hukukunun Temel Metinleri" (Necmi Yübaşıoğlu ile), Beta yayınları, 3. bası, İstanbul,1999

  2- "Dikkat Haklarımız" (kollektif eser) Helsinki Yurttaşlar Dernegi. İstanbul.1993 içinde "Demokratik Anayasal Sistem ve Temel Unsurları" ve " Hak Arama Özgürlüğü" bölümleri

  3- "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Anayasal Sistemine Etkileri"

  4- "1789 Bildirisi ve 1958 Anayasası"

  5- "Türkiye'de Devlet - Toplum ilişkilerine Demokratik Devlet anlayışı açısından bir bakış"

  6- "Yasama Dokunulmazlığı Zırhının Yeni Boyutu"

  7- " Kanunların Hazırlanması, Görüşülmesi ve Yayınlanmısı konularında Yabancı Ülkelerden Örnek Uygulamalar

  8- "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye"

  9- "Siyasal Katılma Aracı olarak Referandum (İsviçre, Fransa ve Türkiye uygulamarı açısından)

  10- "Fransa'da uygulanan 2 turlu çoğunluk sistemi üzerine düşünceler

  11- " Devlet - Toplum İlişkileri çerçevesinde Cumhuriyet Dönemi Anayasaları" in 75 yılda Tebaadan Yurttaşa Doğru. Bilanço,

  12- "İsviçre'de Devlet ile Kilisenin Ayrılması" Dr. Andreas Auer'den çeviri,  

  13- "Türkiye'de Hukuk Devleti anlayışı ve Sorunları"

  14- "1990'larda Dünyada ve Türkiye'de Siyasal Rejim Tartışmaları"

  15- "A la recherche d'un rí regime politique en Turquie…, (Galatasaray Üniversitesi Yayınları,)

  16- "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye (uygulamalar, sorunlar)"

Katkıda bulunduğu konferans ve kongrelerden bazıları:

Türkiye’nin demokratikleşmesi,Düşünme ve bilim özgürlüğü, Secim sistemleri, Cumhuriyet, demokrasi ve kimlik, Siyasal ve sosyal boyutlariyla özelleştirme, Anayasa değişiklikleri, Gümrük birliği, Avrupa insan hakları ve Türk Anayasası, Anayasal Sistemler, Temel hak ve özgürlüklerin korunması, Düşünce ve düşünceleri açıklama özgürlüğü, Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa Mahkemesi üye ataması, 3984 sayılı Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kanun, Özelleştirme işlemlerinin hukuksal çerçevesi, konularında bildirileri,raporlari seminarlari çalışmaları vardır. Avrupa Birliği Kopenhag Siyasal Kriterleri (Görüşler ve Öncelikler)", Türkiye'de Demokratikleşme Perspektifleri, Düşünce Özgürlüğü yazıları bulunmaktadır.

3.2 Konferans’dan özetler:

Belirli kavramlar üzerinde fikirler birleştiğinde bir yönü gösteriyor: Türkiye önemli bir dönemden geçiyor. Ekonomik koşullar, olmaz dediğimiz şeyler yaşanmasi.. Sovyetler Birliğinde Gorbaçov geldi gitti, Sovyetler’in bölünmesi oluştu, Yelsin çıktı, kahraman oldu, Rusya’nın başına geçti. Rus kaynaklarını bir haftada Amerika’ya açtı.

Fransa öğrencilere ilk iş yasası çıkaran ilk ülke oldu, öğrenimini bitiren öğrenci sosyal güvenliksiz olarak iki yıl çalıştırılacak sonra isterse işverende çalışmaya devam edebilecekti. Elli binden fazla öğrenci ayaklandi, yasa geri alındı.

Türkiye’de Siirt seçimleri iptal edilmesi konu idi, Yüksek seçim kurulu iptal etse DTP girecek meclise, o zaman sınırladı bir kişi öne geçebilir dedi, ve T.Erdoğan geldi.

Osmanlı imparatorluğu dünyada batılaşmak ve çağdaşlaşmak için 18 yüzyildanberi istek ve gayret gösteren tek ülke idi. Bu hareket III cü Selim ile başladı. Mücadeleler oldu, Şeriat ve eski düşünenlerle. Avrupalı geldi önerilerde bulundu, Reşit Paşa Gülhane (Hatti Hümayunu) bildirisini çıkardı. Ve gene devam eden Avrupali olma sevdası 1856 anlaşması, Kırım harbi, 1876 da Kanunu Esasinin ilanı.. Bunlar Osmanlı İmparatorluğunu ne çağdaş yapabildi ne de yıkılmaktan kurtarabildi. Dört yıl önce T.Erdoğan gelince şimdi Avrupalı oldunuz dediler, bir de Ingilizce bilse…

Biz birikimli bir ülkeyiz, önemli olan onu kullanabilmek. Sonunda Osmanlı birşey yapamadı ama G.M.Kemal o birikimden faydalandı, Cumhuriyet yarattı. Ancak Cumhuriyeti sağlam ellere bırakmak için Cumhuriyetin bireylerini yaratmak gerekirdi. O nedenle Atatürk yeni ilkeler getirdi:

1- Eşitlik, (yani T.C.Vatandaşı olarak din, ırk gözetmeksizin yasalar önünde eşit haklara sahip olmak),   2- Kadın erkek eşitliği, (Fransa 1789 devriminden sonra ancak 1944 de kadınlara eşit haklar tanıdı. Bizde ise bu Cumhuriyetin 29 ekim 1923 de kuruluşundan 7 yil sonra gerçekleşmişti.),   3)Iyi bir eğitim,   4) İşleyen ,güven veren laik hukuk sistemi.

Bugün bu dört taşıyıcı sütun sayılacak ilkeyi ortadan kaldıran yolda bir karşı akım karşısında Türkiye. Bugün sorulanlar, Imam Hatıpli misin, hangi camiye gidiyorsun, Fethullahçı mısın, Ermeni misin, Kürt müsün, Alevi misin, Hanefi misin?  V.b.

  Evrensel hukuk ilkelerine uygun laik bir hukuk sistemi bu özgür yaşayabilmenin temel koşuludur. Bugün bir Amerikalı, bir Alman veya bir başka Avrupalıya sorsanız kafasında bir adalet kavramı vardır.

  Türkiye’de hukuk kuralları birbirimizi anliyamaz hale getirir durumda devamlı değişmekte. 2000-2002 yıllarında  konuşmacı bir polis okulunda ders verirken hukuk devletinin tanıdıği kişi dokunulmazlığını anlatıyordu. Onda eğer bir kaçma tehlikesi varsa sanık evine gidilip yakalamayi öngörürdü, şimdi işe bu evrensel kurallara uymaksızın „darbeyi önlüyorum“ gerekçesi yetiyor ev aramak için..

Örneğin bir zamanlar ABD Central Park’da komada bir kadın bulundu, kendisine kimin saldırdıği belirsizdi, bir sürü silahlı saldırma potansiyelli gençler vardı civarda, fakat onların suç potansiyeline sahip olmaları suçlu olduklarına delil olamadı, yani polis hepsini yakalayıp içeri atmadı suçluyu buluncaya kadar. Türkiye’de ise „usul“ diyerek bir bireyi rahatça hapsedebiliyorlar. Veya hiçbir açik bilgi vermeyen bir telefon dinlemesiyle içeri alabiliyorlar. Birisi  „kapalı konuştu, veya şimdi telefonda konuşmıyalım, sonra görüşünce anlatacaklarım var.“ dedi diye hapsedilebiliyor. Bu Tip konuşmalar „darbe çalışması“ sayılabiliyor.Yani evrensel ve Türk hukuğu üstünde bir uygulama.. Telefon dinlemesiyle tutuklanmak.

Hukuk devletinde makul seviyede bir insanı ikna edecek kanıtlar bulur bir iddianame hazırlar yargılardınız. Yoksa „şu adam çok zekidir,kanıt vermez, işkence altında olduğunu bir şiirle dışarı aktarmışti „ gibi yargılardan gidilerek zan üzerine suçlama yapmak hukuk değildir. Türk hukukunun 116 ci maddesi nasıl arıyacaksın yazar; arama için Cumhuriyet savcısı hakim yoksa karar verir ve aramaya başlanır.

Madde 130 Avukat Bürosu aranmasına özel düzenleme getirmiştir: „Cumhuriyet savcısı bizzat ve Baro Başkanı.veya onu temsil eden bir avukat muhakkak hazır bulunacak!“. Bilinen uygulama: Baro Başkanı içeri bırakılmıyor. 

Hukuk Devleti hukuk güvencesi veren devlettir.:  1-Kurallar koyar, 2-Evrensel insan hak ve ilkelerine uyulmasinı sağlar, 3-Kendi de aynı ilkelere uymakla yükümlüdür, 4-Yargı işini iyi niyete birakmayıp denetler, 5-Denetlemeyi yapan ise tamamen bağımsız  ve tarafsız olmak zorundadir. 2002 de bu hususlar dikkate alınıyordu. Şimdi ise „ usul“ yargının işlemesini yönlendirmektedir.

Biz M.K.Atatürk’ün kurdugu düzeni istiyen demokratik insanların oluşturduğu bir ülke istiyoruz. Bu ülkede yasalar önünde eşitlik,  Kadın erkek eşitliği, Iyi bir eğitim sistemi, Güven veren doğru ve adil işliyen bir hukuk sistemi istiyoruz. Cumhuriyetin bireyini yaratacak bir siyasal sistem. Kadınlarına eşit yer vermeyen bir sistem yukarıda tarif edilen değerleri veremez.. Biz işleyen bir hukuk devleti istiyoruz.

Sualler ve yanıtlardan bazı kısa özetler:

 

ADD 19 mayıs 1989 da Prof.Dr.H.Velidedeoglu önerisi ile Dr. Muammer Aksoy tarafından kuruldu.1995 de Yekta Özden Anayasa Mahkemesi başkanı iken izin alıp ADD üyesi oldu. Bugün ADD nin 500’e yakın şubesi var.

 

Türkiyede darbeciler ortaya çıkacak diye düşünmeyin.Interntde iddianameyi bulabilirsiniz. Okunmasin diye yazilmış. Önemli yeri 20-30 sayfa kadar, Ergenokon örgütünün partileri ele geçirme planı, ona bakilmalı.

Şener Eruygurlu’nun Lasar işık demeti Atatürk kafası suçkanıtı sayılıyor. Amaç halkla ilişkisi olabilecek değerli insanları meşgul edip halkla kontaklarını kesmek etkisiz hale getirmek. 2007 den itibaren seçilen bütün hakimler 2007 de acele çıkarılan yasa icabı Adalet Bakanlığının 5 bürokratı tarafından seçiliyor. Daha sanıkların savunmasına tam geçilemedi.

 

Hukuk böyle çiğnenmez derdik, savcı gerçeği araştıran kişinin sıfatıdır. Bir maddi gerçeği açıklamak için lehte ve aleyhde delilleri savci toplar.

 

Bir hakim üzerimde baski var dedi ve istifa etti, hiçbir ilgi görmedi basında. Eski yillarda Çetin Altan “banka soymanın ikiyolu var, ya silahla ya iktidar partisinde olmakla” derdi.

 

Parlementoda iki kadın CHP milletvekili var, Nur Sertel ve Necla Ateş, onlara mail göndererek birçok olaylarda seyirci kalmamalarını anımsatabiliriz. Veya M.Ali Birand’a, Can Dündar’a Türkiye’de işsizlik üzerinde de program yapmalarını yazalım.

 

Olaylara bilinçle yaklaşalım,biad etmiyen insanlar olalım ve birbirimize sarılalım.

 

 

Konferansla ilgili dinleyici özetlemesi: Mak.Y. Müh. U. Kabartaş

Joomla templates by a4joomla