Bütün hikaye 10 Ağustos 1920 de imzalanan Sevr paçavrasının Mustafa Kemal Atatürk tarafından yırtılıp yüzlerine atılmasıyla başladı.
 
Atatürk yaşadığı dönemde amacına ulaşamayan Emperyalizm asla vazgeçmedi, 90 yılda bu aşağılık planın her türlüsünü denediler ve denemeye devam ediyorlar.

Hatırlayın, Alevi katliamları, Sağ Sol çatışmaları, Ermeni terörü ve son 30 yıldır süren PKK terörü ve son olarak IŞİD belası!
 
90’lı yılların sonlarına doğru PKK derin bir cözülme sürecine girdi, Lideri yakalanmış (Apo’yu Türkiye’ye teslim eden ABD’nin tek şartının öldürülmemesi olduğunu hatırlayın), önemli oranda para ve militan desteğini kaybetmiş bir PKK ABD‘nin işine gelmeyeceğinden toparlanabilmesi için zamana ve desteğe ihtiyacı vardı.
 
Yeni plan devreye sokuldu; Merkez sağda yaratılan boşluğa Refah Partisi içinde filizlenen Recep Tayip Erdoğan liderliğinde ki AKP yerleştirildi ve 7 ayda iktidara gelen AKP’nin ilk icratı ise tükenmiş bir terör örgütünün militanlarının ayaklarına mahkeme götürmek ve  davul zurna eşliğinde uzlaşma (!) masasına oturmak oldu.
 
Tayip Erdoğan aslında birçok konuşmasında Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanı ve özel bir görevi olduğunu söylüyordu, zamanla bu görevin ne olduğu netleşmeye başladı.
 
Oslo görüşmeleri sızınca PKK ile görüşen şerefsizdir diyen Erdoğan’ın bırakın Oslo görüşmelerini, bizzat Teröristbaşı Apo ile pazarlık ettiği ve hatta Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni Anayasasını Apo ile birlikte kararlaştırdıkları anlaşıldı.


Aslında plan bu yanıyla tıkır tıkır işliyordu ama en büyük sorun Atatürk’ün 1923 temelini attığı Parlamenter sistem ve Üniter Devlet duvarı bir türlü aşılamıyordu.
 
Hiç düşündünüz mü? Memleketin ne kadar liboşu, döneği, haini, yobazı varsa ortak düşmanları Atatürk ve kurduğu Cumhuriyettir

Sanmayın ki Recep Tayip Erdoğan salt kişisel egosu ve diktası için Başkanlık sistemini istiyor. Başkanlık sistemini getirmeden, Üniter Laik Devlet yapısını kaldırmadan yani Atatürk’ü öldürmeden bu ülkeyi bölemezsiniz!
 
12 yılda AKP tarafından Açılım süreci ve Barış hikayeleriyle zaman kazandırılarak kendine gelen, yeni militan ve güç kazanan PKK, halkcı Selo makyajıyla pazarlanan siyasi uzantısı HDP ile AKP aynı projenin sac ayaklarıdır!
 
Birkaç soruya yanıt vererek aslında fotoğrafın tamamını görmek mümkün.
 
PKK/PYD kimin müttefikidir, 30 yıldır silah ve lojistik desteğini kimden alıyor?
Recep Tayip Erdoğan’a BOP eşbaşkanlığı görevini kim verdi?
Şu an aralarının bozuk olmasına bakmayın, AKP nin devleti ele geçirmesini sağlayan Gülen Cemaati hangi ülkede besleniyor?
Malatya kürecik üssünün kontrolü hangi ülkenin elinde?
Bize ait insansız hava araçları Heronların istihbarat bilgileri ilk hangi ülkenin denetiminden geçiyor?
F16’larımızın havalanmasının dahi kontrol edilebildiği yazılım kimin kontrolünde?
 
Bütün bu soruların tek ortak yanıtını rahmetli Uğur Mumcu söyle vermişti: Türkiye’nin hiçbir zaman C planı olmamıştır bu ülkede daima A.B.D. planları devreye sokuldu.

Hergün aslan gibi çocukları toprağa veriyoruz, hergün yeni bir eve ateş düşüyor ve biz aynı acıları tekrar tekrar yaşarken kim ki şehit sayılarıyla orantılı oy anketleri yaptırıyorsa, Mecliste hükümet kurmaca oyunu oynuyor ve olası bir seçimde yeniden seçilebilmenin hesaplarını yapıyorsa katil de bu planın maşaları da onlar ve onlara oy veren seçmendir!!!
 
Yani Emperyalizm amacına ulaşana kadar maşaları aracılığıyla kanla beslenmekten asla vazgeçmeyecek!

Türk milletine sabır ama daha önemlisi Akıl ve Sağduyu dilemekten başka söz kalmadı…

 
Mevlit Deniz

Joomla templates by a4joomla