Türkiye Cumhuriyeti'mizinin kurucusu, ilke ve devrimleriyle ülkemizi çağdaşlaştıran ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü 79 yıl önce, bugün saat dokuzu beş geçe ebediyete uğurladık. Türk milletinin yetistirdiği en büyük Türk olan Atatürk'ümüzü büyük bir özlemle, saygıyla ve minnetle anıyor ve arıyoruz.
Atatürk, Türk Bağımsızlık Savaşını başlatan, yürüten, kazanan büyük bir komutan; Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran büyük bir devlet adamı ve ilke ve devrimleriyle Türk ulusunun çehresini değiştiren güçlü bir devrimcidir.

Bu başarılarıyla Atatürk tarihe damgasını vurmuş ve dünyada büyük saygınlık kazanmış, ölümsüz bir önderimizdir.

Dün akşam internete girdim ve dünyanın Atatürkle ilgili söylediği sözlere baktım. En başta UNESCO'nun Atatürk tanımını gördüm:

Atatürk, uluslararası anlayış, iş birliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayırımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye'nin kurucusudur.

İnternette dünyanın Atatürkle ilgili söylediği 49 gurur verici söz gördüm.
Onlardan bazılarını okuyayım:

ABD başkanı John F. Kennedy:

Atatürk bu yüzyılın insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilanı ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar, bir kitlenin kendisine olan güvenini, başarı ile gösteren başka bir örnek yoktur.

ABD Başkanı Franklin Roosevelt:

Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.

Rus ihtilali lideri, Viladimir İliç Lenin, 1921'de:

Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. O, soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve sultanı da yaranıyla birlikte alt edeceğine inanıyorum.

ABD Başkanı Roosvelt 1928'de:

Sovyet Rusya hariciye nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine, onun fikrince bütün Avrupa'nın en kıymetli devlet adakının kim olduğunu sordum.
Bana Avrupa'nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.

İngiliz Generali Sir Charles Townsend 1922'de:

Ben şimdiye kadar 15 hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.

Yunan başbakanı Elefterios Venizelos 1933'de:

Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir... Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardir. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir...

Afgan kıralı Emanullah HAN:

O büyük insan yalnız Türkiye için değil bütün doğu milletleri için en büyük önderdi.

İngiltere başbakanı Winston Churchill, 1938'de:

Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Ulusu'nu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın onun ardından döktükleri içten göz yaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye'nin atasına layık bir tezahürden başka bir şey değildir.

Liste uzayıp gidiyor. Listedekilerin hepsini okumayacağım. Churchilin bu sözlerinden sonra aklıma, 70 yıl önce sık sık okuduğum, Orhan Seyfi Orhon'un, Atatürk'ün aramızdan ayrılışı için yazdığı GİDİYOR isimli şiiri geldi. Izninizle onu okumak istiyorum:

GİDİYOR, RASTGELMEZ BİR DAHA TARİH EŞİNE;

GİDİYOR, 17 MİLYON KİŞİ TAKMIŞ PEŞİNE!

GİDİYOR, SONSUZ OLAN KUDRETİ SIĞMAZ ALKA;

GİDİYOR, GÖĞSÜNÜ ÇEPÇEVRE SARAN BAYRAKLA,

GİDİYOR, İZLERİ ÜSTÜNDE BİRİKMİŞ YAŞLAR;

GİDİYOR, YERDE KILIÇLARLA EĞİLMİŞ BAŞLAR.

GİDİYOR, HARBİN O EN KORKULU ASLAN YELESİ,

GİDİYOR, SULHUN UFUKLARDA YANAN MEŞALESİ.

YİNE BİR DEVR AÇACAKMIŞ GİBİ EN BAŞTA O VAR;

HAYKIRAN SESTE O VAR, SESSİZ AKAN YAŞTA O VAR.

SİLİYOR, RUHUNUN ULVİLİĞİ, O FANİ ETİNİ,

ÇİZİYOR, UFKA BATAN BİR GÜNEŞİN HEYBETİNİ.

BÜYÜYOR, GÖKTEN İNİP TOPRAĞA YAKLAŞTIKÇA,

BÜYÜYOR GİT GİDE GÖZLERDEN UZAKLAŞTIKÇA...

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atarürk'ün gönlümüzdeki erişilmez yeri hiç bir zaman değişmeyecektir. Bugünkü çağdaş konumumuzu yüce Ata'mıza ve onunla yola çıkan dava arkadaşlarına borçluyuz.
Büyük kurtarıcımızı, aramızdan ayrılışının 79'uncu yıldönümünde saygı, sevgi, özlem ve minnetle anıyor ve onu çok ama çok arıyoruz...

Mahmut Telli

Joomla templates by a4joomla