Yargıtay Cumhuriyet onursal başsavcısı, ve Türk hukuk kurumu başkanı Sayın Sabih Kanadoğlu ve değerli eşi, SPD Hessen Millet vekili sayın Turgut Yüksel, değerli dernek başkanları, değerli medya mensupları, değerli konuklar ve sevgili gençler,  Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Yeni yönetim kurulumuzun bugünkü konferansına hepiniz hoş geldiniz.

Bu yıl15 Şubat’ta olağan genel kurulumuzu yaptık ve ben daha önce de arkadaşlarıma açıkladığım gibi yeni seçilecek yönetim kuruluna aday olmadım. Genel kurulda Faaliyat raporumuzu okudum sonra saymanlık ve denetleme kurulu raporları da okundu.  Her üçü de alkışlarla ve teşekkürlerle kabul edildi.


Ben de 18 yılı aşkın, 19’uncu yılına girmiş olan başkanlığımdaki, üyelerimize veda ederek ayrıldım.  Seçimlere girmedim.  Ayrılışım arkadaşlara büyük bir sürpriz oldu.  Sonuçta kongreyi yöneten, Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı  sayın Dursun Atılgan ve yönetim kurulu arkadaşlarım bana çeşitli armağanlar verdiler.  Hizmetlerim için şükranlarını bildirdiler. Beni de, oy birliği ile ONURSAL  BAŞKAN seçtiler.   Kendilerine müteşekkirim.

Değerli konuklar,
  
Her zaman söylediğim gibi biz hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz.  İsmimiz Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği.  Merkezimiz Frankfurt. Bayrağımız Türk bayrağı. İçinde Atatürk var.  O Atürklü Türk bayrağımız sonsuza dek dalgalanacaktır.  Bundan hepiniz emin olabilirsiniz.

Üç yıl önce başlatıp, başarılı olduğumuz gençleştirme hareketine, son dönemde de  devam ettik.  Aramıza yeni gençler katıldı.  Bu gençlerin her biri birer pırlanta.  Yolumuza o gençlerle devam edeceğiz.  Ben de Onursal Başkan olarak onların başarılarıyla gurur duyacağım ve  onurlanacağım. 

Yeni yönetim kurulunu seçtik. Şimdi size yönetim kurulumuza seçilen gençlerimizi takdim edeceğim:

Eren Tiryaki
Kıvanç Fidan
Alpaydın Saatçi
Nilgün v. Wallenberg
Melih İyigün
Meral Koryürek
Binnaz Ataş
Suzan Polat
Yelda Acar
Mevlit Deniz
Rasim Işık

Değerli  konuklar sevgili Atatürkçüler;

Web sitemizi kuran, yöneten, sitemize yazıları yerlaştiren, konferanslarımızda bizi modern dünyaya taşıyan, yüzümüzü ağartan sevgili Hüseyin Yalçın.  Konferanslarımızda not tutan ve konferansçının söylediklerini en iyi şekilde değerlendirerek konferansın, özünü anlatan notlarıyla, web sitemizi zenginleştiren değerli üyemiz Ural kabartaş; Her zaman fikir teatisinde bulunduğum ve fikirlerine saygı duyduğum değerli dostum meslektaşım, yaşdaşım Abdullah Eldelekli, Mainz ekibinen Hayrettin Yurtöven, ve şu anda isimlerini sayamadığım diğer değerli dostlar sevgili Atatürkçüler; hepinize şükranlarımı arzediyorum.

Huzurlarınızda  özverili çalişmalarından dolayı eski yönetim kurulu arkadaşlarıma ve her an göreve hazır olan isimlerini saydığım değerli arkadaşlara teşekkür ediyorum. 

Değerli Atatürkçüler, size de, bizleri iyi günde kötü günde her zaman desteklediğiniz için sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Eminim siz de herhangi bir ihtiyaç olduğunda derhal yardımımıza koşarsınız.  İçinizdeki birlik ve beraberlik duygusu bizi daima yüceltecektir.  Zaten o duygu olmasa bugün burada olmazdınız. Unuttuğumu sanmayın.  En büyük teşekkürüm de 18 yılı aşkın bir zamandan beri beni, en iyi olmam için, benim eksiklerimi tamamlayan ve Atatürkçü Düşünce Derneğimizi yücelten sevgili eşim Songül Telli’ye.

Kurulduğumuz günden bugüne, daima tüzüğümüzde yazılan amaçlar doğrultusunda çalıştık.  Yurttaşlarımızın arasında birlik ve beraberlik kurabilmek için uğraş verdik. Hep ülkemizin çıkarlarını düşündük ve üretken olduk.  Sadece üretken olmakla kalmadık, üretenlerle de birlikte olduk; beraber çalıştık, beraber ürettik.  Hiç bir zaman üretenleri tüketmek için çalışmadık kutuplaşmadık.  Çalışan, üreten derneklerle dost olduk; dost kaldık.  Yönetim kurulumuza seçilen bu genç kadromuzla, yine öyle kalacagız.    

Değerli konuklar, sevgili Atatürkçüler;   Her güzel şeyin bir sonu vardır.  18 yılı aşkın bir zamandan beri sizlerle ve çok saygın Atatürkçü Düşünce derneğimizle, değerli medya mensuplarımızla, Genel Başkanımız sayın Dursun Atılgan’la, yaşamın bütün güzelliklerini paylaştık.  Çok güzel ve çok anlamlı günler yaşadık.  Bir kaç yıldan beri de derneğimizi gençleştirmek için uğraştık ve bunda da başarılı olduk.  İşte görüyorsunuz gençlerimizi. 

Ben size şu kadarını söyleyeyim;  Ocak ayı içinde Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine 1000,- Euro yardımda bulunduk. Mart ayında kalp nakli bekleyen muhtaç bir çocuğumuza 600 Euro yardımda bulunduk.  Nisan ayında 30 kişilik bir grupla güney doğu Anadolu’ya 10 günlük kültürel bir gezi yaptık.  Bu geziyi gençlik kolumuz düzenledi.  Bu gezide de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı günü gençlerimiz Gaziantep’te, bir engelliler okulunu ziyaret ettiler.  Ve Engelliler okuluna yardım için ayırdığımız 500 Euro’ya, kendi aralarında topladıkları 1000 Euroyu da  ilave ederek 1500 Euroluk bir bağış yaptılar. 

Daha önceleri de çok bağışlar yapmıştık.  Örneğin bir defa 20,000 Mark ve bir defa da 10,000 Euro Mehmetçik vakfına bağışta bulunmuştuk.  Ayrıca iki defa deprem felaket zedelerine  5000’er Euro yardımda bulunmuştuk.   İlk yıllarda kompozisyon yarışmaları düzenleyerek öğrencilerimize yüklü miktarda teşvik yardımlarında bulunmuştuk.  Ayrıca okullarında başarılı olan Türk gençlerine yine yüklü miktarda armağanlar vermiştik.  Bunların herbirinin toplamı her seferinde 10,000 Markın üzerindeydi. Daha birçok kere gereken yerlere gerekli yardımlarda bulunmuştuk.

Değerli kardeşlerim,

Şimdi bazılarınızın aklına  bu kadar parayı nereden buluyorsunuz diye bir soru takılmış olabilir.  Biz hiç bir kimseden, yada kurum ve kuruluştan yardım talep etmedik. Bir Alman derneği olmamıza rağmen hiçbir Alman kurumundan yardım istemedik ve yardım da almadık. Bütün bu yaptıklarımızı siz değerli üyelerimizin aidatlarını iyi kullanarak, o aidatleri üreterek yaptık.  Bunları yapmak için de aidatları hiç bir zaman har vurup harman savurmadık.  İyi yerlere harcadık ve özverili çalışmalarımızla ürettik;  tüketmedik.

Bu arada üye olmayanlardan eleştiriler de aldık.  En çok da,  bu konferansları neden böyle 4 yıldızlı otel salonlarında yaptığımız eleştirildi. Bizim vatandaşımız burala gelmez denildi. Bu kez onların dilediği yerlerde de konferanslar düzenledik ama  bu defa da eleştirenlerin, kendileri gelmediler. Neden gelmediklerini sorduğumda da, Abi oranın havalandırması çok kötü.  Yanımdaki adam kokuyor gibi ipe sapa gelmez laflar ettiler. Bizim vatandaşımız buralara gelmez diyenler, sanki kendileri vatandaşlarımız değilmiş gibi, kendilerini vatandaşlarımızdan üstün gördüklerinin farkında bile değillerdi. Bu salonları fazla aydınlık bulanlar oldu.  Ne yapalım; dün akşam Zülfü Livaneli’nin bestelediği şarkısında, güneş getir bana, dediği gibi, biz yılmadık ve o karanlık beyinlere güneş götürdük ve aydınlatmaya devam ettik.     Yaptığımız Cumhuriyet balolarını kösteklemek için, ‘Atatürk baloları sevmezdi’, diye dedikodular çıkarttılar.  Halbuki bu balolardan elde ettiğimiz gelirleri bağış olarak yukarıda da bahsettiğim gibi önemli adreslere gönderdik.

Bu özverili çalışmalarımızı, değerli üyelerimizin destekleriyle ve sizlerin teşviklerinizle yaptık, Üyelerimizin destekleri olmasa, biz zaten olamazdık; başarımız da olmazdı.  Desteklerinizi her zaman bekliyoruz.  Aramıza yeni üyelerin katılmasını beklerken, bugüne kadarki destekleriniz için hepinize sonsuz sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum.  

Teşekkür ederim.

Joomla templates by a4joomla