Geçtiğimiz son 25 yıl içinde Almanya’da binlerce dernek kuruldu. Bu dernek kurma furyası yıllarca devam etti.   Öyle oldu ki, iki Türk bir araya gelse üç tane dernek kurulur denilmeye başlandı.  Dernek kurma işlemi hala da devamediyor.  Her hafta yeni yeni dernekler kuruluyor.  Dernek kurmak büyük bir heves oldu artık.  Halbuki bu heveslerin yerini hedefler almalıydı.   Kurulan derneklerin büyük bir çoğunluğu şimdi yok oldu gitti.  Kimilerinin ismi var cismi yok, kimilerinin de ne adı kaldı ne de sanı; çoğu unutuldu gitti.  Piyasada ismini duyduğumuz, etkinliklerini medyadan takip edebildiğimiz pek az dernek kaldı.  Kaybolan o derneklerin şimdi hedefleri mi değişti? O nedenle mi  yok oldular yoksa hevesleri mi bitti?

Dernekçilikte büyük bir başarısızlık yaşandı.  Başarının nedenleri olduğu gibi başarısızlığın da nedenleri var.   Hiç kimseyi suçlamıyorum ama derneklerin ve toplumların birlik ve beraberlik içinde çalışarak başarılı olması için hedef gibi, iletişim gibi, insan ilişkileri gibi, motivasyon gibi, liderlik gibi bazı önemli kriterleri vardır.  Dernek kuranlar acaba bu kriterlerin hangisinden haberdardır ve bu kriterler hakkında ne kadar bilgileri vardır?.

Bazı dernek kurucuları dernek başkanı olunca hemen bir kartvizit bastırıyor ve sağa sola kartvizit gönderiyor.  Tamamen kendi propogandasını yapıyor.  Etkinlik mi?  Etkinlik yok.  Ama dernek başkanlığı var.  Doğal olarak öyle dernekler, kağıt üzerinde kalıyor ve ortada dernek kalmıyor. Dernek yok olup gidiyor.

Yok olan derneklerin hepsi böyle değil.  Yok olmaya mahkum, hatta yok olmaya doğru yol alan, başka dernekler de var.  Onlar da  değişimin farkında olmayan dernekler.  Sürekli aynı şeyleri tekrar edip duran dernekler.  Hareket halinde olmayı  başarı sanan dernekler.   Değişimin farkında olmayan dernekler hep aynı şeyi terar ettiklerinden, doğal olarak kendileriyle ilgilenenler azalıyor. Çevrelerini yitiren bu kuruluşlar küçülüyor, küçülüyor ve sonuçta da hedefsizlikten, görüş eksikliğinden, iletişim eksikliğinden, İlişki eksikliğinden,  motivasyon noksanlığından ve etkili lidersizlikten dolayı yok oluyorlar.  Bana öyle geliyor ki saydığım bu kriterlerin ya hepsi yada bir kısmı eksik uygulandığından dolayı o dernekler yok oldular, yok oluyorlar.

 Bildiğiniz gibi derneklerin, toplumların başarılı olması, Vizyon yada görüş sahibi olan liderlerinin başarısı ile başlar  başkaları ile devam ederBaşarılı liderin de olumlu düşünceyi uygulaması, görüş sahibi olması, derneğine hedefler belirlemeyi bilmesi gerekir.  Bunlara ek olarak liderin, insan ilişkilerine değer vermesi, etrafıyla iletişimi geliştirmesi, motivasyona iyice inanması ve etkin bir lider olması da derneğine başarıyı getiren etmenlerdir.

Çok insan başarısızlıklarında suçu başkalarında arar.  Bazı insanlar da başarılarını, tamamen başkalarına borçlu olduğunu düşünür,  Her ikisi de eksik ve yanlış düşünce.  Önce başarının ne olduğunu düşünelim.  Başarı, önceden belirlenmiş bir hedefe çeşitli aşamalardan geçerek ulaşmak ve o hedefi gerçekleştirmektir.  Doğru olan da, başarının insanın kendisiyle başladığıdır.  Başarı sizinle başlar ve başkaları ile devameder.  Başarılı olmak için önce hedefiniz olacak.  Hedefiniz yoksa kimse size yardım edemez.   Başkalarının size yardımcı olmaya çalışması tamamen sizin tutumunuza bağlıdır.  İnsan ne ekerse onu biçer.  Eğer olumlu bir kişi iseniz, siz de, derneğiniz de,  başarılı olmaya en büyük namzetsiniz

 Kendisi ile barışık olmayan bir liderin takındığı olumsuz tavır da mutlaka başarısızlık getirir.  Olumlu düşünen lider etrafına mutluluk, güven ve amaç saçar.  İnsanlara güven verir, pireyi deve yapmaz, tepki değil etki üretir, alıcı değil verici olur.  Eleştiriden, risk almaktan, yenilgiden korkmaz; umutlu ve inançlı olur.  O nedenle de kendini başarıya giden yolun üstünde bulur. 

 Başarılı liderler organizasyonlarına hedef  belirlerler.  Hedefler başarıya giden yollardaki kilometre taşlarıdır, o nedenle çok önemlidir.  Eğer hedefiniz yoksa yaşamdan zevk almazsınız, hevesiniz azalır, moraliniz bozulur ve pes edersiniz.   Hedefin gücünü asla küçümsememek gerekir.  Hedefin gerçekleşmesi için fırsat kollamak gerekir.  Unutmayın firsatlar hiç bir zaman onları bekleyene gitmez.  Saldırmayı göze alanlar tarafından yakalanır. O nedenle hedef belirleyip geleceğimizin yolunu çizmemiz gerekir.  Nereye gittiğini bilen adama da herkes yardım eder.

 Bir örgütün başarılı olabilmesi için liderinin görüş sahibi olması, başarısızlığın  hakkından gelmeyi bilmesi, çok çalışması, ve zamanı iyi yönetmeyi bilmesi önemlidir.  Başarılı liderler reaktif olmayıp proaktif olanlardır.  Proaktif liderler her şeyi önceden planlayarak hareket eden atılgan tiplerdir.  Her şey olup bittikten sonra reaksiyon göstermenin bir anlamı yoktur.

 Theodor Roosvelt,“Başarı formülünün tek bileşeni insanlarla iyi geçinmeyi bilmektir“ diyor. Gerçekten de işlerinden atılan üç kişiden ikisi mutlaka diğerleri ile iyi geçinemedikleri için işlerinden atılmışlardır.  Diğerleri ile ilişkilerinizi nasıl yürüteceğinizi biliyorsanız, hangi işte olursanız olun, başarıya giden yolun %80 ini katetmişsinizdir demektir.  Unutmayın ilişkilerimiz bizi rezil de eder vezir de. O halde başarılı olmak istiyorsak mutlaka insanlarla iyi geçinmeyi öğrenmeliyiz. 

 Vasat bir yöneticinin, çalışma gücünün dörtte üçünü, üzerinde uğraşarak geçirdiği şey, insandır… 

Pek çok işte en pahalı kalem insandır…  

Her hangi bir kuruluşun sahip olduğu en değerli ve en büyük kaynak yine insandır… 

Bir liderin bütün tasarılarını gerçekleştiren yada gerçekleştiremeyen yine insandır..

O nedenle insanlarla iyi ilişkiler kurmakta yararlar vardır.

 Başarılı bir lider insanlara çok değer verir.   İnsanlarla iletişim kurar, yüreklerinde taşıdıklsrı hayalleri dinler, onlarla iyi geçinir. Onları eleştirirken bile çok dikkatlidir. Hiç kimse olumsuz eleştiriden hoşlanmaz.  Eleştiriden, kavgadan uzak durmalıyız.  Kavgayı kazansak bile diğer insanla ilişkilerimize zarar vermiş olur sonunda yine biz kaybederiz..  Başarı için insan ilişkileri çok önemli bir faktördür.  İnsanlarla iyi geçinebilmek için onlarla olumlu insan ilişkileri geliştirmeliyiz.  O nedenle insanların değerini küçümsememeli, onlardan çıkar sağlamamalı, onlara çok önem vermeli, ve onlar hakkında çok şeyler bilmeliyiz.  İnsanlar ne kadar bildiğinize önem vermez ta ki sizin onlara ne kadar önem verdiğinizi bilene dek.  Napolyon Bonapart ordusundaki her subayı ismiyle bilirdi; onlara çok ilgili görünürdü; o nedenle de çok sevilirdi.  Liderini seven ordu da o liderin isteklerini yerine getirmek için canını verir.

 

İnsanlar hünerlerini göstermeye bayılan duygusal yaratıklardır.  O nedenle insanların hislerini dikkate almalı, onlardan bize öğüt vermelerini istemeli ve onlara yardım edebilmek için tetikte olmalıyız.  İnsanların mantıklarına baş vurmak yerine duygularına hitabederek onları daha başarılı yönetebilirsiniz. İnsanlar doğal olarak kendilerine yardım edene bağlanırlar.  O nedenle onlarayapacağınız en küçük bir yardımla onları kendinize bağlamış olursunuz.  Güvenilir ve tutarlı da olursanız, insanlarla hem dostluğunuz güçlenir hem de is ilişkileriniz.

 Herkese ve her seye karşı olumsuz davranırsanız, her fırsatta insanları eleştirirseniz, hele bu eleştirileriniz yıkıcı olursa vay halinize.  Zira karşı taraf da boş durmaz ve “Ben sana gösteririm” dercesine hareket etmeye başlarsa işte o zaman kavga başlar.  O kavgayı kazansanız da kaybetseniz de gene zararlı siz olursunuz.  O halde en iyisi kazanmak olduğuna göre insanlarla iyi geçinmenin yollarını arayacaksınız.

 İnsanlarla iyi geçinmek için onlarla konuşun, onlarla iletişim kurun, nasıl düşündüklerini öğrenin, onları çok iyi dinleyin.  İletişim becerilerinizi geliştirmek için öncelikle, konuşmayı kesin.  Sürekli konuşursanız dinleyemezsiniz. 

 

Karşınızdakinin ne söyleyeceğini bilseniz bile onun sözünü kesmeyin. Karşınızdakinin kendini önemli hissetmesini sağlayın.  Sabırlı olun.  Sabrıııız ona duyduğunuz saygının bir ifadesidir. Her zaman insanları eleştiri ile yıkmak yerine onları güçlendirmek için elinizden geleni yapın.

 

Liderler her zaman büyük grupları yönetmez.  Bazen de küçük grupları yönetir.  Küçük gruplardaki iletişim birebir iletişim üzerine kurulur.  Küçük grup toplantıları herkesin konuştuğu , bazılarının dinlemediği ve çoğunun tartıştığı bir yer olabilir.  Bu durumlarda liderin her insanı iyi tanıması gerekir.  Zira her insan farklı bir kişiliğe sahiptir. 

 İşte size sorunlu bazı kişilik tipleri:

 1)  Hevesliler:  Bunlar hemen harekete geçen tiplerdir.  Her fırsatta bir fikirle ilk olarak onlar ortaya çıkar.

 2)Yerinden oynatılamayan cisimler: Bunlar da tüm fikir ve tavsiyelere direnen inatçı kişilerdir.

 3) Çürütmeciler: Çürütmeciler kendilerini, ortaya konan her fikrin, en kötü yönlerini ortaya koymaya mecbur hisseder ve başka bir alternatif sunmazlar.

 4) Ayırt etmeden kabul edenler:  Bunlar her şeyi hemen kabul eden sevimli tiplerdir.

 5) Ayırt etmeden karşı çıkanlar:  Bunlar da zıt olmaktan hoşlanan veya kişisel sorunları olan mücadeleci tiplerdir.

 6)  Konuşmayan konuşmacılar:  Bunlar iyi fikirleri olan ama düşündüklerini ifade etmekte zorluk çeken tiplerdir.

 7) Kenar konuşmacıları: Bunlar toplantı sırasında sürekli başkasıyle konuşur, kouşmacının dikkatini dağıtır ve şaşırtır.

 8) Gezinenler:  Gezinenler, esas konunun dışındaki her konuda kendi fikrini söylemekten hoşlanan tiplerdir.

 9) Suskunlar:  Konuşmazlar.  Nedenleri de: Korkaklık, güvensizlik, üstünlük, ilgisizlik, can sıkıntısı v.s.

 10) Dikkatsizler: Bunlar da cismen orada oldukları halde zihnen orada olmayanlardır.

 11) Sıkıntı verenler: Bunlar ufak bir uyuşmazlığa yada mantıklı bir şikayete bağırarak cevap veren sıkıntılı tiplerdir.

 Problem olan bu kişilikleri olumlu tarzda ele almayı öğrendiğinizde gruptaki herkesle çalışmanız kolaylaşır ve onlara liderlik yapabilirsiniz.

 O nedenle insanlarınızı iyi tanıyın.  Onları eğitin, onlara sorumluluk vererek geliştirin ve güçlendirin.  O zaman onları motive etme ve onlara, sizinle beraber yürümelerinde, liderlik etme hususunda iyi bir konumda olursunuz.  İnsanları motive edemezseniz onlara liderlik yapamazsınız.  Liderlik yapamayınca da, gerçekleştirmek istediğiniz her şeyi kendiniz yapmak zorunda kalırsımız ki  o da oldukca kısır bir durum olur ve başarı zorlaşır.

 İletişim kurmayı öğrenmek zaman alan bir iştir.  Fazla tecrübeniz yoksa başlangıçta zor gelebilir.  Hatalar yapılabilir.  Özür dilemeye hazırlıklı olun.  Unutmayın; özür dilemek karşınızdakinin silahını elinden almaktır.  

 İletişimi iyice öğrendikten sonra sizi yepyeni bir dünya bekleyecektir.  O zaman başkalarını motive etme ve onlara sizinle beraber yürümelerinde liderlik etme hususunda çok iyi bir durumda olacaksınız.

 Motivasyonu ve liderliği biraz irdelemede yarar var saniyorum. Dünyayı yerinden oynatan üç şey vardır.  Bunlar fikirler, fikirleri insanlara beğendirmek ve o fikirleri uygulamaya koymak yani harekete geçirmektir.  Bir insanı motive etmek de, onu harekete geçiren, içindeki bir şeyle bağlantı sağlamaktır.  Başarı için motivasyona inanmak, insanları motive etmek ve onları harekete geçirmek şarttır.  Başkalarını motive etmek için önce kendimizi motive etmemiz gerekir.  Kendisi ilham duymayan bir kişi başkasına ilham veremez.  Önce kendi gitmeye karar vermemiş bir insanı kimse takip etmez.  İnsanları harekete geçirmek için kullandığınız yaklaşım ne olursa olsun yapacagınız en önemli şey onlara örnek olmaktır.  İnsanlar sizin ayak izlerinizi, tavsiyelerinizden daha çabuk takip ederler.  Bir liderin örnek olarak kullandığı sözsüz mesaj, tüm motivasyon araçlarının en güçlüsüdür.  Sözsüz mesajın dışında insanları başka türlü de motive edebilirsiniz.  Örneğin yaptıkları işin kendisine ve çevresine ne kadar yararlar sağlayabileceğinin üzerinde durabilirsiniz. 

 İnsanları motive etmek için onların duygularına seslenin.  Duygusal bir yaklaşım insanları çabuklukla ve coşkuyla harekete geçirebilir.   Espri, aşk, nefret, öfke, sevgi, vatan, millet v.b.nin tümü etkili bir biçimde kullanılabilir.

 İnsanların ihtiyaçlarına hitabedin.  İnsan talepleri olan yaratıktır.  İhtiyaçlarından birisi karşılanır karşılanmaz, onun yerine bir başkası belirir.  Bu bitmeyen bir süreçtir.  Bu ihtiyaçlar; güvenlik ihtiyacı, sevilme ihtiyacı, farkedilme ihtiyacı, yenilikleri deneme ihtiyacı gibi gruplara ayrılabilir.

 İnsanların yeteneklerine hitabedin.  İnsanlar uzman olmaya bayılır.  Örneğin birisine, ‘sizin bunu yapmanızı istiyoruz, çünkü bunu sizden iyi yapacak adam yok’ dediğinizde o kişiyi kazanabilirsiniz.

 İnsanların sadakatlarına hitabediniz.  İnsanların pek çoğu, ülkelerine, ilkelerine, toplumlarına, ailelerine sadık kalır ve sadık oldukları bu şeylere de yardım etmeyi ve onları savunmayı severler.  Bu da onların hareketlenmesini sağlar.

 Onların inançlarına hitabedin.  En uzun süre kaybolmayan hitaplar insanların inançlarına yapılan seslenişlerdir.  Bunlar dini inanç, sınıf, kültür, sosyoekonomik grup, aile ve benzeri olabilir.    

 Bütün basarılı insanlar motivasyona sahiptir.  Başarılı liderlerin de başka bir yeteneği vardır.   Onlar görüşlerini yalnız kendi yaptıkları ile değil, başkalarının da katkıları ile gerçeklestirir, çünkü insanları anlamakta ve onların nasıl motive olacaklarını bilmektedirler.

 Liderlik de en geniş anlamda vizyonu yani görüşü gerçeğe dönüştürme yeteneğidir.  Lider de görüşünü sadece kendi gayretleriyle değil, başkalarının da gayretlerini ekleyerek gerçekleştiren kişidir. Liderlik bir bakıma etkidir.  O nedenle her şey liderlikle yükselir ya da ona bağlı olarak düşer. Liderlik otorite kullanmak değil insanları güçlendirmektir.  En iyi liderler, sürekli büyüyen, esneyen ve öğrenen kişilerdir.  Kişisel nitelikleri iyi olan güvenilir kişiler daha iyi liderlerdir.  Liderler insanları gitmek istedikleri yere götürür ama büyük liderler insanları gitmeleri gereken yerlere götürür.  Liderliğin temelleri değismez ama tarzları değişir.

İşte size sık sık görülen liderlik tipleri:

 Baskıcı lider:

1)  Bazi liderler baskıcı olurlar ve bütün dikkatlerini işleri halletme üzerinde toplarlar  ve bunlari emirlerle gerçeklestirirler. Bu tip liderlik sevilmez  ve benimsenmez; tavsiye de edilmez.  Ancak kriz anlarında bu tip liderlik gereklidir.  Askeriye bu tip liderlik kullanır; özellile de savaşta.

 2) Anlaşmacı lider:

Bazi liderler anlaşmacı olurlar.  Tarzları kaybedici değil, diğerlerinin de kazanmasına yardımcı olan bir galibin tarzıdır. Başarılı bir anlaşmacı lider, herkesin kazançlı çıkacağı bir durum oluşturmayı ister.  Kazançlı olmasını istediği taraflar da; organizasyon, takipşçileri ve kendisidir.

 3) İkna edici lider:

Bazen bir lider kendisini, organizasyon ve takipçileri için, en iyi olanı bildiği, ancak onların bu inancı henüz paylaşmadığı bir durumda bulabilir.  Böyle durumlarda ikna edici bir lider, takipçilerine sözlü hitaplarda bulunarak onları ikna etmeye çalışır. İkna edici liderler için temel noktalar, görüs, iletisim ve motivasyondur. İkna edici bir lider olarak görüsünüzü diğerlerine iletebiliyorsanız ve onları harekete geçirmek üzere motive edebiliyorsanız başarıya ulaşabilirsiniz.

 4) Örnek olan lider:

Bazi liderler örnek olan liderlerdir.  Örnek olmak insanlar üzerinde muazzam etkilidir.  Örnek olan bir liderin sadik takipçileri çoktur. 

5) Güç verici lider:

Liderliğin en yüksek biçimi güç verici olanıdır.  Bu tip liderler kendilerinden daha büyük görüşe sahiptirler, insanlara inanirlar, onlari geliştirirler, kendileri ile barışıktırlar, bir hizmetkar yüreğine sahiptirler ve çok basarılıdılar.   Etrafındaki insanlar onun başarılarını paylaşırlar.  Ama bu tip liderler, takipçilere bağımlı hale gelebilirler.

Etkili liderler:

 Etkili liderler, liderlik türlerinin tümünü bazı zamanlarda kullanırlar ancak en büyük liderler güçlendirmeyi hedef olarak seçerler.  Kaynaklarını, güçlerini ve nihayet başarılarını  insanlarla paylaşırlar.

 Başarısız toplumların ya da derneklerin küçülmesi ya da yok olması büyük bir olasılıkla motivasyon eksikliginden ya da etkili ve güçlendirici lider eksikliğinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.   

 Teşekkür ederim.

Mahmut Telli

Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı

Joomla templates by a4joomla